Oğuz boyu tamgaları, tarihî kaynaklarda belirli boylarla ilişkilendirilmiş ayırt edici işaretlerdir. Kayı, Bayat, Avşar, Bayındır veya Çepni gibi boy adlarının yanında gösterilen bu şekiller, aidiyetin görsel olarak ifade edilmesini sağlar. Ancak bugün internette dolaşan bütün tamga tabloları aynı kaynaktan alınmış değildir.
Kâşgarlı Mahmud, Reşîdüddin ve Yazıcıoğlu Ali’nin eserlerinde boy adlarıyla birlikte damgalar bulunur. Bu kayıtların tarihleri, sıralamaları ve çizimleri arasında farklar vardır. Bir işareti doğru tanıtmak için boyun adını yazmakla birlikte hangi eserdeki biçimin gösterildiğini de belirtmek gerekir.
Bu yazıda önce tamganın ne işe yaradığı açıklanıyor. Ardından Oğuz boylarına ilişkin başlıca kaynaklar, yirmi iki ve yirmi dört boy meselesi, Bozok ve Üçok düzeni ele alınıyor. Son bölümde ise bir dokuma veya taş üzerindeki şekilden hareketle boy tespiti yapılırken hangi bilgilerin gerektiği anlatılıyor.
Tamga Nedir?
Tamga, kişi, aile, topluluk veya siyasi otoriteyle ilişkilendirilebilen bir işarettir. Tarihî metinlerde tamga, tamka ve damga gibi biçimlerle karşılaşılır. Kelimenin kullanım alanı geniştir. Bir eserde boy işaretini anlatırken başka bir belgede mühürleme veya farklı bir uygulamayla bağlantılı olabilir.
Oğuz boyları söz konusu olduğunda temel işlevlerden biri ayırt etmedir. İşaret, bir hayvanın veya eşyanın hangi toplulukla bağlantılı olduğunu gösterebilir. Bunun anlaşılabilmesi için işareti kullananlarla onu görenlerin aynı tanıma bilgisine sahip olması gerekir. Çizim, bu ortak kabul içinde anlam kazanır.
Yusuf Halaçoğlu’nun damga maddesinde hayvanlar, eşyalar, belgeler, sikkeler ve silahlar gibi farklı kullanım alanları ele alınır. Bu çeşitlilik, bütün damgaların yalnızca boy işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de gösterir. Nesnenin ne olduğu ve işaretin nerede bulunduğu, yorumun önemli parçalarıdır.
Hayvanlara Vurulan İşaretlerin Önemi
Kâşgarlı’nın Oğuzlarla ilgili kaydı, damgayı hayvanlar üzerindeki ayırt edici işaretlerle ilişkilendirir. Bir topluluğun sürülerini başka sürülerden ayırabilmesi, günlük hayat bakımından anlaşılır bir ihtiyaçtır. Damga bu bağlamda sahibini veya bağlı olduğu çevreyi tanımaya yarayan görsel bilgi taşır.
Aynı şeklin bir kitapta çizilmiş olmasıyla bir nesnenin üzerine uygulanması arasında da fark vardır. Kitaptaki çizim, okuyucuya işareti tanıtır. Eşya üzerindeki uygulama ise belirli bir kullanımın parçasıdır. Araştırmada bu iki bilgi karşılaştırılabilir, fakat biri diğerinin yerine geçmez.
Dîvânu Lugâti’t-Türk’te Oğuz Boyları
On birinci yüzyılda yazılan Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türkçe kelimelerle birlikte boy adları, yerler ve kültürel hayat hakkında da bilgiler içerir. Oğuz boyları ve onların işaretlerine ilişkin kayıtlar, eserin tarih araştırmaları bakımından değerli bölümlerindendir. Burada boy adları bir liste içinde verilir.
Listede yirmi iki boy bulunur. Bununla birlikte son sıradaki Çarukluğ için sayılarının az olduğu ve damgalarının bilinmediği belirtilir. Bu ayrıntı, tablo hazırlanırken önemlidir. Listede adı bulunan her boyun karşısına mutlaka bir şekil koymak, kaynakta verilmeyen bilgiyi tamamlamak anlamına gelebilir.
Eserin kapsamını ve günümüze ulaşmasını Dîvânu Lugâti’t-Türk üzerine yazımızda ayrıca ele alıyoruz. Tamga araştırmasında ise ilgili boy kaydının, açıklamanın ve çizimin birlikte okunması gerekir.
Kaynaklarda Neden 22 ve 24 Boy Görülür?
Reşîdüddin’in Câmiü’t-Tevârîh’inde yirmi dört boylu düzen bulunur. Kâşgarlı’nın listesiyle karşılaştırıldığında farkın yalnızca sayıda olmadığı görülür. Boy adları ve sıralama da birlikte incelenmelidir. Yirmi iki boylu listeye rastgele iki ad eklemek, sonraki düzenin nasıl oluştuğunu açıklamaz.
Faruk Sümer’in değerlendirmesinde Yaparlı, Kızık ve Karkın gibi adların sonraki listede bulunması, Çarukluğ’un ise bu biçimiyle yer almaması üzerinde durulur. Bu değişikliklerin açıklanması araştırma konusudur. Kaynakların verdiği bilgiyi, araştırmacının bu bilgi hakkında geliştirdiği görüşten ayırmak gerekir.
Reşîdüddin ve Yazıcıoğlu Ali’nin Kayıtları
Reşîdüddin’in on dördüncü yüzyıl başlarında hazırlanan eseri, Oğuz boylarının destanî soy düzenini anlatan temel kaynaklardandır. Boylar, Oğuz Han’ın oğullarıyla bağlantılı bir yapı içinde verilir. Bu düzen, yirmi dört boyun nasıl gruplandırıldığını anlamayı kolaylaştırır.
On beşinci yüzyılda Yazıcıoğlu Ali’nin kaleme aldığı Selçuk-nâme de Oğuz boylarına ilişkin bilgiler içerir. Necati Demir’in bu eser üzerine çalışması, boy adları, damgalar ve ongunların metindeki yerini ele alır. Böylece Oğuzlara ilişkin bilgilerin sonraki tarih yazımında nasıl işlendiği görülebilir.
Bu eserlerden alınan çizimler aynı sayfada gösterilecekse her sütunun kaynağı açık olmalıdır. Bir boy için Kâşgarlı’daki, başka bir boy için Yazıcıoğlu’ndaki şeklin seçildiği karma bir tablo hazırlanabilir. Ancak böyle bir seçki, tek bir tarihî kaynağın tam listesi gibi adlandırılmamalıdır.
Bozoklar ve Üçoklar İçinde 24 Oğuz Boyu
Yirmi dört boylu yaygın Oğuznâme düzeninde Bozoklar ve Üçoklar iki ana kolu oluşturur. Her kol üç han adı altında, her han da dört boyla ilişkilendirilir. Aşağıdaki tablo bu destanî soy düzenini gösterir. Günümüzde yaşayan kişilerin belgelenmiş aile soy ağacı olarak okunmamalıdır.
| Ana kol | Bağlandığı han | Boylar |
|---|---|---|
| Bozoklar | Gün Han | Kayı, Bayat, Alkaevli, Karaevli |
| Bozoklar | Ay Han | Yazır, Döğer, Dodurga, Yaparlı |
| Bozoklar | Yıldız Han | Avşar, Kızık, Beğdili, Karkın |
| Üçoklar | Gök Han | Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni |
| Üçoklar | Dağ Han | Salur, Eymür, Alayuntlu, Yüreğir |
| Üçoklar | Deniz Han | İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık |
Boy adlarının farklı yazılışlarıyla karşılaşılabilir. Avşar ve Afşar, Eymür ve Eymir, Yüreğir ve Üregir gibi biçimler araştırmalarda görülebilir. Bir kaynak aktarılırken kullanılan yazılış korunabilir. Okuyucunun aynı boyla ilgili kayıtları bulabilmesi için diğer biçimin de belirtilmesi yararlıdır.
Damga, Ongun ve Boy Adı Aynı Bilgi Değildir
Oğuz boylarına ilişkin tablolarda işaretlerin yanında kuş adları, boy adlarının anlamları veya ülüş bilgileri de bulunabilir. Bunlar ayrı başlıklardır. Damga çizgisel işareti, ongun ilgili anlatıdaki hayvan bağlantısını, ülüş ise pay düzenine ilişkin bilgiyi ifade eder.
Bir boya şahin veya başka bir kuşun bağlanması, o boyun damgasının mutlaka kuş resmi olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde boy adının açıklaması, çizimin her çizgisine karşılık gelecek bir çözüm sunmayabilir. Tablodaki bilgileri ayrı sütunlarda okumak bu karışıklığı önler.
Aynı Boyun Tamgası Neden Farklı Çizilir?
Tarihî bir işaret, farklı eserlerde aynı ayrıntılarla çizilmeyebilir. Çizgilerin yönü, birleşme noktaları ve ek kollar karşılaştırılmalıdır. Bununla birlikte görülen her farkı doğrudan boyun tarihindeki bir değişiklik olarak açıklamak güçtür. Önce incelenen nüsha ve çizimin nasıl aktarıldığı bilinmelidir.
El yazması bir eserin kopyalanması, basılı yayına hazırlanması ve dijital ortamda yeniden çizilmesi farklı aşamalardır. İşaret bu aşamalardan geçerken bazı ayrıntılar değişmiş olabilir. Bunu belirlemek için farklı tanıklar karşılaştırılır. Tek bir internet çizimi, bu aktarım geçmişini göstermez.
Bu nedenle bir tamganın altında yalnızca boy adının bulunması eksik bilgi bırakır. Kaynak eser ve kullanılan yayın da verilirse okuyucu çizimi denetleyebilir. “Kayı tamgası” ifadesi genel bir tanıtırken “Kâşgarlı’nın kaydına göre Kayı tamgası” daha belirli bir bilgi sunar.
Memlûk Kaynağındaki Damgalar Ne Gösterir?
Altan Çetin, el-Aynî’nin es-Seyf el-Mühenned adlı eserindeki Oğuz boylarını ve damgalarını incelemiştir. Çalışmada, isimler ve işaretler Kâşgarlı’nın kayıtlarıyla karşılaştırılır. Böylece tamgalar, yalnızca resim olarak sıralanmak yerine metnin anlaşılmasına katkı sağlayan veriler hâline gelir.
Örneğin boy adının yazılışı sorunlu olduğunda damga karşılaştırması, hangi boyun kastedildiğini belirlemeye yardım edebilir. Burada harflerle yazılan ad ve çizgilerle gösterilen işaret birlikte değerlendirilir. İkisinin birbirini desteklemesi, kaynak incelemesinin somut bir örneğidir.
Kayı Tamgasının Belgelenmiş Kullanımları
Kayı tamgası, günümüzde en kolay tanınan boy işaretlerinden biridir. Ancak tarihî kullanımı, bugünkü tanınırlığından ayrı incelenmelidir. Faruk Sümer’in Kayı maddesi, II. Murad dönemindeki sikkelerde ve sonraki silah örneklerinde bu işaretin bulunmasına değinir.
Bir sikke üzerindeki işareti değerlendirirken hükümdarın adı, basım bilgisi ve diğer unsurlar da görülür. Böylece damga, tarihli bir nesnenin içinde incelenebilir. Modern bir çizimde ise aynı şeklin kullanılması, çizimin hangi döneme ait bir nesneyi temsil ettiğini kendiliğinden göstermez.
Osmanlı hanedanının Kayı boyuyla bağlantısı da tarih yazımında ayrıca tartışılan bir konudur. Bir işaretin belirli dönemde benimsenmiş olmasıyla hanedanın bütün geçmişini aynı işaret üzerinden açıklamak farklı iddialardır. Damganın kullanıldığı nesne, öncelikle kendi dönemi hakkında bilgi verir.
Bayındır ve Salur Örnekleri
Damgaların hanedan işareti olarak kullanımında Bayındır ve Salur örnekleri de önemlidir. Damga maddesinde Akkoyunlu sikkelerindeki Bayındır ve Salgurlu sikkelerindeki Salur işaretlerinden söz edilir. Bu örneklerde boy adıyla bağlantılı işaret, siyasi otoritenin kullandığı nesnelerde yer alır.
Ancak bir damganın aile alameti olarak benimsenmesi, aynı boya bağlanan herkesin bütün eşyalarında onu kullandığını göstermez. Kullanıcı, dönem ve nesne türü ayrıca araştırılır. Bir yönetici ailesinin tercihiyle daha geniş topluluğun günlük uygulamaları farklı ölçekte bilgilerdir.
Bir Kilim Motifi Boy Tamgası Olabilir mi?
Remzi Duran’ın geometrik süslemeler üzerine çalışması, bazı işaretlerin bezeme kompozisyonlarının parçası hâline gelmiş olabileceğini tartışır. Bu yaklaşım, motiflerle damgalar arasındaki ilişkilerin araştırılmasına imkân verir. Bununla birlikte her geometrik benzerlik, belirli bir boy bağlantısını kesinleştirmez.
Bir kilimdeki şekil değerlendirilirken dokumanın üretildiği yer, yaklaşık tarihi, tekniği ve diğer motifleri birlikte incelenir. İşaretin kompozisyonda kaç kez tekrarlandığı da önemlidir. Tek başına kullanılan bir işaretle bütün yüzeye yayılan bezeme unsuru, aynı işleve sahip olmayabilir.
kayı boyu
Bayat boyu
avşar boyu
Alkaevli Boyu
Karaevli boyu
Yazır Boyu
Döğer Boyu
Dodurga Boyu
Yaparlı Boyu
Beğdili Boyu
Karkın Boyu
Kızık Boyu
Bayındır Boyu
Çavuldur Boyu
Çepni Boyu
Peçenek Boyu
Eymür Boyu
Alayuntlu Boyu
İğdir Boyu
Yüreğir Boyu
yıva boyu
Büğdüz Boyu
salur boyu
Kınık boyu
Tek Bir Şekilden Boy Tespiti Yapılabilir mi?
Bir taşta, kilimde veya eşya üzerinde görülen basit bir şekil, tek başına boy tespiti için yeterli değildir. Çapraz çizgiler, çatallar ve açılı biçimler farklı zamanlarda farklı amaçlarla kullanılabilir. İşaretin bir boy tamgasına benzemesi, araştırmaya başlangıç sağlayabilir. Sonuç için başka veriler gerekir. Örneğin aileden kalan bir dokumanın nerede üretildiği bilinmiyorsa, onun bugün bulunduğu şehir üretim yeri sayılmaz. Eşya satın alınmış, miras yoluyla taşınmış veya başka bir bölgeden gelmiş olabilir. Bu ihtimaller araştırılmadan motif üzerinden aile kökeni belirlemek güvenilir olmaz.Bir İşaret İncelenirken Hangi Bilgiler Kaydedilir?
Önce nesnenin tamamı ve işaretin ayrıntısı birlikte görülmelidir. Fotoğrafta yalnızca birkaç çizginin bulunması, onların kompozisyondaki görevini gizleyebilir. Boyut, malzeme, bulunduğu yer ve biliniyorsa tarih bilgisi kaydedilir. Ardından işaret, kaynaklardaki örneklerle karşılaştırılır. Çizimin yönü de korunmalıdır. Fotoğrafın çevrilmesi veya işaretin simetrik hâle getirilmesi, önemli bir ayrıntıyı değiştirebilir. Aşınmış bir çizgiyi tamamlamak gerekiyorsa özgün görüntüyle tamamlanan yorum ayrı gösterilmelidir. Böylece okuyucu nesnede görüleni ve araştırmacının önerisini ayırt edebilir. Sonraki adımda benzer örneklerin bağlamı incelenir. Aynı şeklin başka bir eserde bulunması kadar o eserin tarihi ve kullanıldığı yer de önemlidir. Karşılaştırma, benzerliği göstermekten başlayıp bu benzerliğin ne ölçüde açıklayıcı olduğunu değerlendirmeye ilerler.Tamga ile Harf Arasındaki Fark
Bir harf, yazı sistemi içinde ses veya başka bir dilsel birimle ilişki kurar. Boy tamgası ise ilgili kullanımda aidiyet bildirebilir. İki işaretin görünüşünün benzemesi, aynı görevi üstlendiklerini kanıtlamaz. Okuma önerisi için yazının sistemi ve metnin bütünü değerlendirilir. Bu nedenle bir damgayı Orhun harfine benzeterek doğrudan kelime okumak yeterli değildir. Aynı şekilde birkaç modern harfi yan yana getirerek tarihî tamganın tam karşılığının elde edildiği de söylenemez. Harflerle yapılan yaklaşık gösterim, özgün çizimin yerini tutmayabilir.Günümüzde Tamga Kullanımı
Oğuz tamgaları bugün takı, dövme, amblem ve çeşitli tasarımlarda kullanılabilir. Bu seçim, kişinin kültürel ilgisini veya benimsediği aidiyeti ifade edebilir. Ancak kullanılan işaret, kişinin ailesinin o boya mensup olduğunu belgeleyen bir kayıt oluşturmaz. Tarihî bir biçimden yararlanan tasarımda kaynak göstermek anlamı güçlendirir. Çizimin nereden alındığı ve değiştirilip değiştirilmediği açıklanabilir. Böylece eski bir işaretin aktarımıyla ondan esinlenen yeni tasarım birbirinden ayrılır. Sadeleştirme veya süsleme yapılmışsa bu da tasarımın parçası olarak belirtilir.Sık Sorulan Sorular
Oğuzlar 22 boy mu, 24 boy mu? Kâşgarlı’nın ilgili listesinde 22 boy bulunur. Reşîdüddin’in Oğuznâme düzeninde ise 24 boy yer alır. Sayı farkıyla birlikte boy adları ve listelerin bağlamı da değerlendirilmelidir. Her Oğuz boyunun tamgası bütün kaynaklarda aynı mı? Kaynaklar arasında çizim ve sıralama farkları görülebilir. Bu nedenle bir tamga gösterilirken hangi eserdeki ve yayındaki biçimin kullanıldığı belirtilmelidir. Kilimdeki bir motiften hangi boydan olduğumu öğrenebilir miyim? Tek bir motif kişisel soy bağı kurmak için yeterli değildir. Dokumanın tarihi, üretim yeri, aileye nasıl geçtiği ve başka kayıtlar birlikte araştırılmalıdır. Ongun ile tamga aynı şey mi? Ongun, ilgili anlatılarda boylarla ilişkilendirilen hayvan bağlantısını ifade eder. Tamga ise çizgisel işarettir. Bir boyun ongunuyla damgası ayrı bilgiler olarak gösterilmelidir.Kaynakça
- Sümer, Faruk (2007). Oğuzlar. TDV İslâm Ansiklopedisi. Boy listeleri ve Oğuz teşkilatı.
- Halaçoğlu, Yusuf (1993). Damga. TDV İslâm Ansiklopedisi. Damgaların kullanım alanları.
- Kaçalin, Mustafa S. (1994). Dîvânü Lugāti’t-Türk. TDV İslâm Ansiklopedisi. Eserin kapsamı ve metin tarihi.
- Çetin, Altan (2008). Bir Memlûk Kaynağında Yer Alan Oğuz/Türkmen Boyları ve Damgalarına Dâir Bir Değerlendirme. Belleten, 72(264). Boy adları ve damgaların kaynaklar arasında karşılaştırılması.
- Demir, Necati (2011). Türk Dünyasının Ortak Kaynağı: “Yazıcıoğlu Ali’nin Selçuk-nâme’si”. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, 58, 49–68.
- Sümer, Faruk. Kayı. TDV İslâm Ansiklopedisi. Kayı damgasının tarihî kullanımları ve hanedan bağlantısı.
- Duran, Remzi (2019). Motiflere Dönüşmüş Türk Damgaları: Geometrik Motiflere Farklı Bir Bakış. Akdeniz Sanat, 13, 679–698.









