Selçuklu Devri

Selçuklu şehirleri bugünkü anlamda tek merkezden çizilmiş kusursuz planlara sahip değildi. Bununla birlikte şehir hayatının belirli odaklar etrafında geliştiği görülür.

Kadınların yaşamları; ait oldukları sosyal sınıfa, yaşadıkları bölgeye, şehirli veya konargöçer olmalarına ve ekonomik imkânlarına göre değişiyordu.

Selçuklu şehirlerinde bayram sabahları sıradan günlerden farklı başlardı. Camiler dolup taşar, çarşılar en hareketli günlerini yaşar, çocuklar yeni giysileriyle sokaklara çıkardı.

Selçuklu medeniyeti, Anadolu’da yalnızca şehirler, medreseler ve kervansaraylar inşa etmedi. Aynı zamanda ölüm karşısındaki düşüncesini de taş mimariye yansıttı.

Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’ndaki mezar taşları sıradan mezar işaretleri değildir. Her biri kendi döneminin sanat anlayışını, inanç dünyasını ve toplumsal yapısını yansıtan tarihî belgelerdir.

Anadolu Selçuklu eserlerinde sıkça görülen hayvan figürleri ve mitolojik varlıklar, dönemin inanç anlayışını, devlet düşüncesini ve evren tasavvurunu yansıtır.

Bu yapıların ortak noktalarından biri ise taş işçiliğinde ulaşılan yüksek seviyedir. Selçuklu taş işçiliği, dönemin mimari anlayışını anlamak için güçlü bir kaynak olarak görülür.

Selçuklu ailesinin kökeni Oğuz Türklerinin Kınık boyuna dayanır. Oğuzlar, Orta Asya bozkırlarında yaşayan ve göçebe hayat süren büyük Türk topluluklarından biriydi.

Özellikle Siyasetname adlı eseri, yalnızca kendi döneminin değil, sonraki yüzyılların da devlet düşüncesini etkileyen önemli kaynaklardan biri olmuştur.