Sivas Gök Medrese
Fotoğraf: Kültür Portalı
Sivas’ın tarihî merkezinde yükselen Gök Medrese’ye ilk kez bakan birinin gözü genellikle iki minaresine takılır. Minarelerin arasındaki büyük taç kapıya yaklaşıldığında ise taşın üzerine işlenmiş desenler, yazılar ve figürler görünmeye başlar. Biraz daha dikkatli bakınca firuze renkli çiniler fark edilir. Yapıya halk arasında verilen “Gök Medrese” adı, tam da bu renklerle ilişkilidir.
Ancak Gök Medrese’yi yalnızca güzel bir cepheden ibaret görmek, yapının asıl hikâyesini eksik bırakır. Bu bina bir eğitim kurumu olarak tasarlanmıştı. Avlusu, derslikleri, öğrenci odaları ve mescidi, 13. yüzyılda burada sürdürülen hayatın parçalarıydı. Dışarıdaki görkemli giriş ile içerideki düzen birlikte düşünüldüğünde, Selçukluların mimariyi hem sanat hem de günlük ihtiyaçlar için nasıl kullandığı daha iyi anlaşılır.
Gök Medrese’yi kim yaptırdı?
Gök Medrese, Anadolu Selçuklu veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271 yılında yaptırıldı. İnşa edildiği dönem, III. Gıyaseddin Keyhüsrev’in hükümdarlığına rastlar. Banisinin adı nedeniyle yapı Sahibiye Medresesi olarak da bilinir. Bugün daha yaygın kullanılan Gök Medrese adı ise mimarisindeki mavi ve firuze renkli süslemelerden gelir.
Yapının mimarı Kalûyan el-Konevî’dir. Adı taç kapıdaki yazıda yer alır. Bir tarihî eserin kim tarafından yaptırıldığını ve mimarının kim olduğunu kendi üzerindeki yazılardan öğrenebilmek önemlidir. Bu yazılar, binanın inşa edildiği dönemi doğrudan belgeleyen izlerdir.
Gök Medrese’nin yapıldığı yıllarda Sivas, Anadolu Selçuklularının öne çıkan şehirlerinden biriydi. Şehirdeki büyük medreseler, eğitime ve şehir hayatına yapılan yatırımların bugün görülebilen örnekleridir. Gök Medrese de bu ortamın içinde ortaya çıktı: Yalnızca dışarıdan hayranlık uyandıracak bir anıt olarak değil, öğrencilerin ve hocaların kullanacağı bir yer olarak inşa edildi.
Gök Medrese neden bu adla anılıyor?
Sivas Gök Medrese
Fotoğraf: Kültür Portalı
Medreseye adını veren “gök” rengi, yapıdaki firuze ve mavi çinilerle bağlantılıdır. Sırlı tuğlalar ve çiniler özellikle minarelerde dikkat çeker. Mescit ve eyvanlardaki çini süslemeler de bu renk dünyasının yapının iç bölümlerine kadar uzandığını gösterir.
Bu renklerin etkisi, kullanıldıkları malzemelerle birlikte anlaşılır. Taş cephenin açık tonları, tuğlanın sıcak rengi ve firuze çiniler yan yana gelir. Böylece Gök Medrese’de süsleme yalnızca yüzeye eklenmiş bir ayrıntı gibi durmaz; yapının genel görünümünün parçası hâline gelir. Bugün bazı çiniler zamanın ve geçirdiği onarımların izlerini taşısa da esere adını veren renk ilişkisi hâlâ görülebilir.
Gök Medrese’nin taç kapısı neden önemli?
Yapının en etkileyici bölümlerinden biri taç kapısıdır. Taç kapı, bir binanın ana girişinin çevresinde yükselen anıtsal mimari düzenlemedir. Gök Medrese’de bu giriş, cephenin merkezinde güçlü bir yer tutar. Kapının üzerine ve çevresine işlenen ayrıntılar, ziyaretçiyi daha avluya ulaşmadan karşılar.
Taç kapının etrafında geometrik desenler, bitkisel süslemeler ve yazı kuşakları bulunur. Taş işçiliği düz bir yüzey oluşturmaktan ziyade girintiler ve çıkıntılarla derinlik kazanır. Güneş ışığı bu yüzeye vurduğunda işlemelerin bıraktığı gölgeler belirginleşir. Uzaktan bakıldığında tek parça gibi görünen kapı, yakından incelendiğinde çok sayıda ayrıntı sunar.
İki minare, taç kapının yukarı doğru uzanan görünümünü tamamlar. Minarelerdeki sırlı malzeme ve geometrik düzenlemeler, taş cephenin etkisini renkle güçlendirir. Ön cephedeki çeşme ise başka bir ayrıntıdır. Böylece giriş cephesi yalnızca kapı ve minarelerden oluşmaz; farklı malzemelerin ve işlevlerin bir arada yer aldığı bir bütün hâline gelir.
Taş işlemelerde hangi figürler görülür?
Sivas Gök Medrese
Fotoğraf: Sivas Hayat Ağacı
Gök Medrese’nin taş yüzeylerinde bitkisel ve geometrik desenlerin yanında hayat ağacı, kuş ve nar gibi figürler de yer alır. Bu figürler, Selçuklu sanatındaki süsleme çeşitliliğini görmek açısından önemlidir. Her ayrıntıyı tek bir kesin anlama indirgemeden, bunların mimari kompozisyon içindeki yerini de görmek gerekir.
Özellikle taç kapının çevresindeki işlemeler, Gök Medrese’ye yaklaşarak bakmayı gerektirir. Uzaktan iki minare ve büyük giriş akılda kalırken yakından bakıldığında taş ustalarının emeği öne çıkar. Büyük ölçekli mimariyle küçük ölçekli bezemelerin birlikte etkili olması, yapının bugün de ilgi çekmesinin nedenlerinden biridir.
Gök Medrese’nin avlusu ve odaları nasıl düzenlenmişti?
Gök Medrese açık avlulu, iki katlı ve dört eyvanlı bir plana göre inşa edilmiştir. Eyvan, bir yanı avluya açılan üstü örtülü mekândır. Avlunun iki yanında revaklar bulunur; bunların çevresinde ise odalar ve başka kullanım alanları yer alır. Girişten içeri adım atan biri, dış cephenin yoğun taş süslemesinden sonra eğitime ayrılmış bu düzenli avluya ulaşır.
Girişin sağındaki kapı mescide, solundaki kapı dârülkurrâ bölümüne açılır. Dârülkurrâ, Kur’an okuma eğitimiyle ilişkili bir mekândır. Avlu çevresindeki odalarla derslikler de medresenin işleyişine hizmet eder. Bu nedenle Gök Medrese’nin planını yalnızca mimari terimlerle anlatmak yeterli değildir; her bölümün burada geçirilen günlük hayatla ilişkisi vardır.
Avlu, yapıdaki mekânları birbirine bağlayan ortak alandı. Öğrencilerin odalardan dersliklere, mescide ve diğer bölümlere geçişi bu düzen içinde gerçekleşiyordu. Dışarıdan bakıldığında Gök Medrese’nin en ünlü yanı kapısı ve minareleridir; içeri girildiğinde ise neden bir medrese olarak tasarlandığı daha açık biçimde görülür.
Gök Medrese’de eğitim hayatı nasıldı?
Sivas Gök Medrese
Fotoğraf: Kültür Portalı
Gök Medrese, Selçuklu döneminde eğitim amacıyla kullanılan bir yapıydı. Vakıflar Genel Müdürlüğünün aktardığı bilgilere göre başlangıçta fıkıh eğitimiyle bağlantılıydı; sonraki dönemlerde farklı alanlarda da dersler verildi. Mescit, derslikler ve odalar bir arada düşünüldüğünde eğitim, yapının içinde sürdürülen gündelik hayatın merkezindeydi.
Medreselerin ayakta kalması ve faaliyetlerini sürdürmesi için vakıflar önemliydi. Bir yapının inşa edilmesi tek başına yeterli değildi; bakımının yapılması, çalışanlarının ve öğrencilerinin ihtiyaçlarının karşılanması da gerekiyordu. Gök Medrese’nin tarihini incelerken binayı yaptıran kişinin yanı sıra bu işleyişi mümkün kılan vakıf düzenini de hatırlamak gerekir.
Gök Medrese bugün nasıl kullanılıyor?
Yapı, uzun tarihi boyunca çeşitli onarımlar gördü. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen yakın dönem restorasyonunun ardından Sivas Gök Medrese Vakıf Müzesi olarak ziyarete açıldı. Bugün ziyaretçiler, bir yandan yapının taş ve çini işçiliğini incelerken diğer yandan medresenin eğitim geçmişi ve vakıf kültürü hakkında bilgi edinebiliyor.
Gök Medrese’nin günümüzdeki önemi, yalnızca geçmişten kalmış bir binanın korunması değildir. Yapı, Selçuklu mimarisinin nasıl şekillendiğini gözümüzle görmemizi sağlar. Taç kapısı ve minareleri dönemin sanat anlayışını; avlusu, derslikleri ve mescidi ise bu sanatın günlük hayatla nasıl birleştiğini anlatır.
Sivas Gök Medrese’ye önce uzaktan, sonra yakından, son olarak da avlusunun içinden bakmak gerekir. Uzaktan anıtsal görünümü, yakından taş ve çini ayrıntıları, içeride ise bir eğitim kurumunun düzeni ortaya çıkar. Bu üç bakış bir araya geldiğinde Gök Medrese’nin neden Anadolu Selçuklu mirasının en dikkat çekici eserlerinden biri olduğu anlaşılır.
Sık Sorulan Sorular
Sivas Gök Medrese ne zaman yapıldı?
Gök Medrese, 1271 yılında Anadolu Selçuklu döneminde yaptırıldı.
Gök Medrese’yi kim yaptırdı?
Yapıyı Selçuklu veziri Sahip Ata Fahreddin Ali yaptırdı. Mimarı Kalûyan el-Konevî’dir.
Gök Medrese adını nereden alıyor?
Adı, yapının minarelerinde ve iç bölümlerinde kullanılan firuze ve gök mavisi çinilerden gelir.
Gök Medrese günümüzde ne olarak kullanılıyor?
Yapı, Sivas Gök Medrese Vakıf Müzesi olarak kullanılıyor.
Kaynakça
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, GÖK MEDRESE. Yapının inşa tarihi, mimarı, planı ve mimari süslemeleri hakkında kültür envanteri kaydı.
Özkan Ertuğrul, GÖKMEDRESE, TDV İslâm Ansiklopedisi. Kitabeler, taç kapıdaki figürler ve medresenin iç düzeni üzerine ansiklopedi maddesi.
T.C. Vakıflar Genel Müdürlüğü, SİVAS GÖK MEDRESE VAKIF MÜZESİ. Yapının eğitim geçmişi, restorasyonu ve bugünkü müze işlevi hakkında kurum bilgisi.









