Eski Türkçe akrabalık adları arasında abla anlamındaki eze, hala için kullanılan küküy, süt kardeşliğini anlatan emikdeş ve damat karşılığındaki küdhegü gibi sözcükler bulunur. Bu adlar, tarihî metinlerde aile ilişkilerinin nasıl adlandırıldığını öğrenmemizi sağlar.
Ancak eski bir sözcüğün bugünkü karşılığını verirken bazı ayrıntılara dikkat etmek gerekir. Kelimenin geçtiği dönem, metindeki kullanımı ve hangi Türk topluluğundan kaydedildiği anlamı etkileyebilir. Aynı sözcük bir kaynakta ablayı, başka bir dönemde daha farklı bir kadın akrabayı anlatabilir.
Bu yazıda önce Dîvânu Lugâti’t-Türk üzerine yapılan araştırmalarda yer alan akrabalık adlarını inceleyeceğiz. Ardından Köktürk ve Eski Uygur metinlerinde karşılaşılan yotuz veya yutuz sözcüğüne bakacağız. Her kelimeyi kendi kaynağı ve kullanım alanıyla birlikte değerlendireceğiz.
Eski Türkçe Akrabalık Adlarını Hangi Kaynaklardan Öğreniyoruz?
Aileyle ilgili tarihî sözcükleri yazıtlardan, el yazmalarından, sözlüklerden ve bu eserler üzerine hazırlanmış dil araştırmalarından öğreniyoruz. Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda hazırladığı Dîvânu Lugâti’t-Türk, bu konuda başvurulan temel eserlerden biridir. Sözlükte akrabalık ilişkilerini karşılayan çok sayıda kelime kayıtlıdır. Serdar Yavuz’un Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki akrabalık adlarını Türkiye Türkçesi ağızlarıyla karşılaştıran çalışması, eski kullanımlarla yerel söyleyişleri birlikte inceleme imkânı sunar. Saadettin Gömeç’in araştırması da sözcükleri tarihî metinlerden örneklerle ele alır. Aşağıdaki açıklamalarda bu iki çalışmanın ilgili maddelerinden yararlanılmıştır. Burada “Eski Türkçe” ifadesini okurun aradığı tarihî söz varlığına ulaşmasını sağlayan genel başlık olarak kullanıyoruz. Sözcüklerin tamamı aynı yüzyıla ait değildir. Dîvânu Lugâti’t-Türk’ten verilen örneklerle daha eski yazıtlarda bulunan kelimelerin kaynaklarını bu nedenle ayrı belirtiyoruz. Eserin hazırlanışı ve içeriği hakkında daha fazla bilgi için Dîvânu Lugâti’t-Türk hakkındaki yazımıza bakabilirsiniz.Çıkan: Akrabalık Derecesini Dikkatle Okumak Gerekiyor
Çıkan, tarihî akrabalık adları üzerine yapılan çalışmalarda yeğen ve hala oğlu gibi karşılıklarla açıklanır. Gömeç’in değerlendirmesinde teyze oğlu karşılığı da yer alır. Bu anlamları günümüzdeki tek bir akrabalık adıyla eşleştirmek bazı karışıklıklara yol açabilir. Bugün kardeşimizin çocuğuna yeğen, halamızın veya teyzemizin çocuğuna kuzen deriz. Eski bir metindeki “çıkan” kelimesini okurken bu ayrımı baştan kabul ederek ilerlemek yerine kişinin kiminle akraba olduğunu metinden takip etmek gerekir. Sözcüğün kısa bir listede yalnızca “yeğen” diye verilmesi, bu kullanım ayrıntısını görünmez hâle getirir.Emikdeş: Aynı Kadından Süt Emen Çocuklar
Emikdeş, aynı kadından süt emen çocukları anlatır. Günümüz okuru için en anlaşılır karşılığı süt kardeşidir. Sözcüğün açıklamasında emzirilme üzerinden kurulan yakınlık öne çıkar. Bu ilişkiyi anlamak için iki ayrı aileden gelen çocuğun aynı kadın tarafından emzirildiğini düşünelim. Çocukların biyolojik anneleri farklı olabilir. Aralarındaki yakınlık, süt emme ilişkisi üzerinden adlandırılır. Örnek, akrabalık söz varlığında kan bağı dışındaki ilişkilerin de yer bulduğunu gösterir.Eze: Dîvânu Lugâti’t-Türk’te Büyük Kız Kardeş
Eze, Serdar Yavuz’un Dîvânu Lugâti’t-Türk’ten aktardığı anlamıyla büyük kız kardeştir. Bugünkü karşılığı abladır. Aynı araştırmada Türkiye Türkçesinin bazı ağızlarında eze sözcüğünün teyze anlamında kullanıldığı da belirtilir. Bu iki bilgi farklı kullanım alanlarına aittir. Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki anlamı anlatırken “abla” karşılığını vermek gerekir. Anadolu ağızlarındaki kullanımı ele alırken “teyze” anlamından söz edilebilir. İkisini açıklamasız biçimde yan yana yazmak, okurun bu farkı kaçırmasına neden olur. Bir kelimenin anlamını kaydederken küçük bir kaynak notu eklemek bu sorunu çözer. “Eze, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te büyük kız kardeş anlamındadır” cümlesi, sözcüğün hangi eserdeki kullanımından söz ettiğimizi açıkça gösterir.Küküy: Hala İçin Kullanılan Akrabalık Adı
Küküy, Dîvânu Lugâti’t-Türk üzerine yapılan akrabalık araştırmalarında hala karşılığıyla verilir. Gömeç’in çalışmasında kükü biçimi de ele alınır. Günümüz Türkçesiyle açıklarken babanın kız kardeşi anlamı esas alınmalıdır. Hala ve teyze bugün birbirinden farklı iki ilişkiyi anlatır. Hala babanın, teyze annenin kız kardeşidir. Bu nedenle küküy sözcüğünü bir görselde veya kısa bilgi kartında kullanacaksak “hala” açıklaması yeterince açık bir karşılık sunar. Daha geniş bir anlam verilecekse bunun hangi kaynağa dayandığı ayrıca belirtilmelidir.Küdhegü: Damat ve Güveyi
Küdhegü, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te damat veya güveyi karşılığında kullanılan sözcüktür. Araştırmalarda küdegü yazımıyla da karşılaşılabilir. Bu biçimler, kullanılan aktarım ve yazım tercihlerine göre değerlendirilmelidir. Güye ise Serdar Yavuz’un çalışmasında Türkiye Türkçesi ağızlarından verilen damat karşılıkları arasındadır. Dolayısıyla eski metindeki biçimi göstermek için küdhegü, yerel söyleyiş örneği vermek için güye kullanılabilir. Başlığın altında yalnızca “güye” yazılması, bu iki kullanımın birbirine karışmasına yol açar.Namıja: Bacanaklık İlişkisini Anlatan Sözcük
Namıja, bacanak karşılığıyla açıklanan tarihî bir akrabalık adıdır. Gömeç’in çalışmasında namıca yazımı da görülür. Sözcük, eşleri kız kardeş olan erkekler arasındaki ilişkiyi anlatır. İlişkiyi adım adım düşünelim. Ayşe ile Fatma iki kız kardeş olsun. Ayşe’nin eşi Ali, Fatma’nın eşi Mehmet olsun. Ali ile Mehmet birbirinin bacanağıdır. Bu örnek, sözcüğün günümüzde hangi ilişkiye karşılık geldiğini görmeyi kolaylaştırır. Akrabalık adlarını açıklarken bakış açısı önemlidir. Aynı kişi bir aile üyesi için damat, başka biri için enişte, bir diğeri için bacanak olabilir. Bu yüzden kelimenin anlamını öğrenirken “Kim, kime göre bu adı alıyor?” sorusunu sormak yararlıdır.Yotuz ve Yutuz: Köktürk ve Eski Uygur Metinlerinde Eş
Yotuz ve yutuz, tarihî metinler üzerine yapılan araştırmalarda karşılaşılan iki okuma biçimidir. Sözcük, kadın eş anlamıyla açıklanır. Bazı Eski Uygur metinlerinde daha genel bir kadın anlamı da taşıyabilir. Hacer Tokyürek’in Runik Türk yazıtları ile Eski Uygur metinlerini karşılaştıran çalışması, bu kullanımların bağlama göre değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Bir yazıtta kişinin ailesi anlatılırken eş anlamı öne çıkabilir. Başka bir metinde sözcüğün kapsamı farklılaşabilir. Yotuz veya yutuz örneğini Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki sözcüklerle aynı listede verirken kaynak ayrımını korumak gerekir. Bu yazıda sözcüğü Köktürk ve Eski Uygur metinlerine ait ayrı bir örnek olarak ele alıyoruz.Akrabalık Sözcüklerinin Anlamı Neden Değişebiliyor?
Akrabalık adları farklı dönemlerde ve bölgelerde yeni kullanımlar kazanabilir. Burak Telli’nin Tarama Sözlüğü üzerine yaptığı inceleme, tarihî metinlerdeki aile adlarının bir bölümünün yazı dilinde, bir bölümünün ise ağızlarda izlendiğini gösterir. Bu nedenle standart Türkçede sık duymadığımız bir kelimeyle yerel konuşmada karşılaşabiliriz. Bir sözcüğün kullanımını değerlendirirken üç bilgiyi birlikte kaydetmek yararlıdır. İlki kelimenin yazımıdır. İkincisi geçtiği kaynak veya bölgedir. Üçüncüsü o kullanımdaki anlamıdır. Örneğin eze için hazırlanan bir notta Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki abla anlamıyla ağızlardaki teyze kullanımı ayrı satırlarda gösterilebilir. Bu yöntem, internette sık karşılaşılan açıklamasız kelime listelerini kontrol ederken de işe yarar. Aynı sözcüğe farklı anlamlar verilmesi hemen bir yanlışlık olduğunu göstermez. Önce listelerin aynı dönemi ve aynı kaynağı anlatıp anlatmadığına bakılmalıdır.Çıkan
Yeğen / Hala ve teyze oğlu.
Emikdeş
Süt kardeş.
Eze
Teyze / Büyük kız kardeş.
güye
Damat.
Küküy
Hala / Teyze.
Namıja
Bacanak.
Yotuz
Eş (Kadın olan).
Eski Akrabalık Adları Kısa Listelerde Nasıl Gösterilmeli?
Kısa bir bilgi kartında yer sınırlı olsa da temel kaynak ayrımı korunabilir. Sözcüğün altına günümüz karşılığı, onun altına da kaynak adı yazılabilir. Birden fazla anlamı bulunan kelimelerde hangi kullanımın seçildiği belirtilmelidir. Örneğin “Eze: abla” açıklamasının yanına Dîvânu Lugâti’t-Türk notu eklenebilir. Yotuz veya yutuz için Köktürk ve Eski Uygur metinleri belirtilir. Güye biçimi kullanılacaksa bunun Anadolu ağızlarından bir örnek olduğu yazılır. Böylece okur kelimenin anlamıyla birlikte kullanım alanını da öğrenir. Bu adları bir aile şemasına yerleştirmek de anlamayı kolaylaştırır. Şemada sözcüğün kime göre kullanıldığı gösterilmelidir. Özellikle bacanak, enişte ve damat gibi evlilikle kurulan ilişkilerde kişinin aile içindeki konumu açıkça işaretlenmelidir. Tarihî bir kelimeyi bugün yeniden kullanmak isteyenler, ilk geçtiği yerde kısa bir açıklama verebilir. “Eze, yani abla” biçimindeki bir kullanım okurun metni takip etmesini sağlar. Bunun kişisel bir kullanım tercihi olduğu, sözcüğün günümüzde bütün bölgelerde aynı biçimde anlaşılmayabileceği de akılda tutulmalıdır. Eski sözcüklerle ilgileniyorsanız unutulan Eski Türkçe sözcükler yazımızdaki örnekleri de inceleyebilirsiniz.Sık Sorulan Sorular
Eski Türkçede abla ne demek? Dîvânu Lugâti’t-Türk’te eze, büyük kız kardeş anlamıyla kaydedilmiştir. Tarihî akrabalık adları farklı dönemlerde başka anlamlar kazanabildiği için kaynak belirtilerek kullanılması yararlıdır. Küküy ne demek? Küküy, Dîvânu Lugâti’t-Türk üzerine yapılan araştırmalarda hala karşılığıyla açıklanır. Babanın kız kardeşini anlatır. Emikdeş ne anlama gelir? Aynı kadından süt emen çocukları anlatan bir sözcüktür. Günümüz Türkçesinde süt kardeşi karşılığıyla açıklanabilir. Güye ile küdhegü arasındaki fark nedir? Küdhegü, Dîvânu Lugâti’t-Türk’ten aktarılan tarihî biçimdir. Güye ise Türkiye Türkçesi ağızlarında damat anlamıyla kaydedilen söyleyişlerden biridir. Namıja ne demek? Bacanak anlamındadır. Eşleri kız kardeş olan erkeklerin birbirlerine göre akrabalık ilişkisini anlatır. Yotuz ve yutuz farklı kelimeler mi? Bu yazımlar aynı tarihî sözcüğün farklı okuma biçimleri olarak karşımıza çıkar. Köktürk ve Eski Uygur metinlerindeki kullanımları eş ve kadın anlamlarıyla değerlendirilir.Kaynakça
- Serdar Yavuz, “Dîvânü Lügâti’t-Türk’teki Akrabalık Adları ve Bu Adların Türkiye Türkçesi Ağızlarındaki Karşılıkları”, EKEV Akademi Dergisi, sayı 56, 2013. Makale sayfası ve tam metin.
- Saadettin Gömeç, “Divanü Lugat-it-Türk’de Akrabalık Bildiren Terimler”. Makalenin erişilebilir tam metni.
- Hacer Tokyürek, “Runik Türk Yazıtlarında ve Eski Uygur Metinlerinde Kadın Hiyerarşisi”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı – Belleten, cilt 61, sayı 1, 2013. Makale sayfası.
- Burak Telli, “Tarama Sözlüğü’ndeki Akrabalık Adları Üzerine Bir İnceleme”, Kesit Akademi Dergisi, sayı 22, 2020. Makale sayfası.









