Eski Türkçe Sözcükleri Okurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Bir kelimenin eski olması, bütün tarihî metinlerde aynı anlamı taşıdığı sonucunu vermez. Kullanıldığı yüzyıl, bölge ve metnin konusu anlamı etkileyebilir. Şiirde mecazlı biçimde kullanılan bir söz, günlük bir olayı anlatan metinde daha doğrudan bir karşılık taşıyabilir. Yazılış farklılıkları da karşımıza çıkabilir. Gözgü maddesinde közŋü ve közgü gibi biçimler göreceğiz. Bunları okurken kullanılan alfabenin, metnin dil özelliklerinin ve araştırmacının aktarım yönteminin etkisini hesaba katmak gerekir. Bu nedenle aşağıdaki açıklamalarda önce sözcüğün temel karşılığını veriyoruz. Ardından anlamı karıştırılabilecek noktaları belirtiyoruz. Örnek durumlar, kelimenin günümüz okuru tarafından anlaşılmasını sağlamak için hazırlanmıştır. Tarihî metinlerle bugünkü dilimiz arasındaki ilişkiyi daha geniş biçimde incelemek için Eski Türkçe ile günümüz Türkçesinin benzerlikleri hakkındaki yazımıza bakabilirsiniz.Buşgan: İçi Sıkıntılı Kimse
Buşgan, içi sıkıntılı kimse anlamıyla açıklanan tarihî bir sözcüktür. Ali Akar, “-GAn Sıfat-Fiil Eki” başlıklı araştırmasında Kaşgarlı Mahmud’un verdiği örneği ele alır. Bu açıklamada Kıpçakların buşgan biçimine karşılık Oğuzların buşak kullandığı belirtilir. Kelimeyi günümüz Türkçesine aktarırken “içi sıkıntılı” karşılığı anlamı daha açık verir. “Dertli kişi” de yaklaşık bir açıklama olabilir. Ancak bu karşılıktan hareketle sözcüğe belirli bir hastalık veya günümüzde kullanılan psikolojik tanı anlamı yüklenmemelidir. Buşgan ile buşak örneği, aynı anlam alanındaki sözcüklerin Türk toplulukları arasında farklı biçimler alabildiğini gösterir. Bir kelime listesini hazırlarken bu iki biçimin hangi topluluklarla ilişkilendirildiğini belirtmek, açıklamayı daha anlaşılır kılar.Çadan: Eski Metinlerde Akrep
Çadan, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te akrep anlamıyla kaydedilen hayvan adlarından biridir. Meryem Hamişoğlu’nun eserdeki hayvan adlarını Özbek Türkçesiyle karşılaştırdığı çalışmada, çadan maddesi akrep karşılığıyla ele alınır. Özbek Türkçesindeki chayon biçimi de aynı incelemede gösterilir. Eski hayvan adlarını açıklarken bugünkü tür adlarını gelişigüzel yan yana getirmemek gerekir. Akrep ile çıyan farklı canlılardır. Tarihî biçimler arasındaki ilişki ayrıca incelenebilir. Ancak bu yazıdaki çadan maddesinde esas aldığımız karşılık akreptir. Kelimenin bir görselle birlikte sunulacağı yerde akrep kullanılması bu nedenle daha uygundur. Açıklama ile görselin aynı canlıyı göstermesi, okurun sözcüğü doğru öğrenmesini sağlar.Çaşıt: Casus ve Söz Taşıyan Kimse
Çaşıt, casus ve dedikoducu gibi karşılıklarla açıklanır. Nazmi Şen’in Aydın ili ağızlarını Derleme Sözlüğü üzerinden incelediği araştırmada bu iki anlam birlikte verilir. Çalışma, eski çaşut biçiminin iftira ve yanlış suçlama anlamlarıyla bağlantısını da ele alır. Bu anlamlar arasında ayrım yapmak gerekir. Gizlice bilgi toplayan bir kişi anlatılıyorsa casus karşılığı uygun olabilir. İnsanlar arasında söz taşıyan biri anlatılıyorsa dedikoducu veya laf taşıyan kimse açıklaması öne çıkar. Hangi karşılığın seçileceğini cümlenin bütünü belirler. Çaşıt sözcüğünü içeren bir metinde önce kişinin ne yaptığına bakmak yararlıdır. Bir haber mi topluyor, başkalarının söylediklerini mi aktarıyor, yoksa bir suçlamada mı bulunuyor? Bu sorular, kelimenin o cümledeki anlamını seçmeyi kolaylaştırır.Esrimek: Sarhoş Olmak ve Kendinden Geçmek
Esrimek, tarihî kullanımlarda sarhoş olmak, mest olmak ve kendinden geçmek anlamlarıyla karşılaşabileceğimiz bir fiildir. Emine Atmaca’nın Kaygusuz Abdâl Divanı üzerine yaptığı araştırma, esri- biçimini bu anlam alanında inceler. Özellikle şiirde kelimenin neyle birlikte kullanıldığına dikkat edilmelidir. İçkiyle ilgili bir anlatımda sarhoşluk anlamı belirginleşebilir. Aşkı veya yoğun bir duyguyu anlatan dizelerde ise kendinden geçme ve mest olma karşılıkları daha uygun olabilir. Bir şiirde geçen esrimek fiilini açıklarken bütün kullanımları tek bir karşılığa indirmek anlam kaybına yol açabilir. Önce dizenin konusu belirlenmeli, ardından sözcüğün o bağlamdaki karşılığı seçilmelidir. Örneğin bir karakterin içtiği içecekten sonra davranışlarının değişmesiyle, bir âşığın sevgili karşısındaki duygularının anlatılması farklı okuma gerektirir. Kelimenin anlamını çevresindeki sözcüklerle birlikte düşünmek bu ayrımı görünür kılar.Gözgü: Aynanın Tarihî Türkçe Adlarından Biri
Gözgü, ayna anlamına gelir. Serpil Soydan’ın közgü sözcüğü üzerine yaptığı araştırmada közŋü, közgü, gözgü ve güzgü gibi farklı biçimler ele alınır. Sözcüğün Türkçenin çeşitli dönemlerinde ve farklı Türk dillerinde izlenebildiği görülür. Bu biçimlerin hepsini tek bir yazım gibi düşünmemek gerekir. Bir araştırmada Dîvânu Lugâti’t-Türk’ten verilen biçimle, başka bir eserdeki veya ağızdaki söyleyiş farklı olabilir. Gözgü maddesini okurken temel anlam olan aynayı akılda tutmak, biçimler arasındaki ilişkiyi takip etmeyi kolaylaştırır. Kelimenin kökeni hakkında farklı açıklamalar vardır. Soydan’ın çalışması, araştırmacıların sözcüğün yapısını aynı biçimde çözümlemediğini gösterir. Bu nedenle tek bir kök ve ek açıklamasını kesin bilgi olarak vermek yerine, gözgünün tarihî ayna adları arasındaki yerini belirtmek daha sağlıklıdır. Gözgü, anlamı somut bir nesneyle kolayca gösterilebilen örneklerden biridir. Bir kelime kartında sözcüğün yanına ayna görseli koymak yeterlidir. Görseldeki nesnenin tarihi ve yapıldığı malzeme ise ayrıca doğrulanmalıdır.İley: Ön, Karşı ve Huzur
İley, tarihî söz varlığı araştırmalarında ön, karşı ve huzur gibi karşılıklarla açıklanır. Fatih Numan Küçükballı ile Muhsin Uygun’un Ferheng-i Şu‘ûrî’deki Çağatay Türkçesi söz varlığı üzerine yaptığı incelemede sözcük ön anlamıyla yer alır. Karşılaştırılan sözlüklerdeki diğer karşılıklar da gösterilir. Buradaki huzur sözcüğünü “birinin huzuruna çıkmak” ifadesindeki anlamıyla düşünmek gerekir. Bir kişinin önünde veya karşısında bulunma ilişkisini anlatır. Günlük dildeki rahatlık ve iç dinginliği anlamı, bu açıklamanın karşılığı değildir. İley geçen bir cümleyi okurken kimin veya neyin önünden söz edildiği takip edilmelidir. Böylece kelimenin mekânla veya kişiler arasındaki konumla ilgili kullanımı daha kolay anlaşılır. Sözlüğe bakarken ön, karşı ve huzur karşılıklarının hangi örnek için verildiğini kontrol etmek yararlıdır.İsig: Sıcaklıkla İlgili Eski Bir Sözcük
İsig, sıcak ve sıcaklık anlam alanıyla ilişkilidir. Erkan Salan’ın Eski Anadolu Türkçesinde sıcak karşılığında kullanılan biçimleri incelediği araştırmada, eski isig sözcüğü ile sonraki issi ve ıssı biçimleri değerlendirilir. Bu örnek, tarihî metinlerde ünlülerin ve ünsüzlerin nasıl okunduğunun önemini gösterir. Bir metinde karşılaştığımız biçimi günümüzdeki alışkanlıkla değiştirmek, dönemin dil özelliğini gözden kaçırmamıza neden olabilir. İsig maddesinin kısa karşılığı sıcak olarak verilebilir. Sözcüğün zaman içindeki gelişimi açıklanacaksa kullanılan kaynağın hangi biçimleri karşılaştırdığı belirtilmelidir. Böylece okur hem temel anlamı öğrenir hem de farklı yazımlarla karşılaştığında bunların neden ayrıca incelendiğini anlar.Sayru: Eski Şiirlerde Hasta
Sayru, hasta anlamında kullanılan tarihî bir sözcüktür. Ayşegül Kuşdemir’in Fuzûlî Divanı’ndaki arkaik unsurları incelediği çalışmada sayru maddesi bu karşılıkla açıklanır. Sayrı yazımıyla da karşılaşılabilir.
Şiirde sözcüğün geçtiği yerde hastalığın gerçek bir durumu mu, yoksa duygusal bir anlatımı mı karşıladığına bakılmalıdır. Şairin aşk, ayrılık veya kederden söz ettiği bir bölümde hastalık anlatımı mecazlı olabilir. Kelimenin temel karşılığı, dizenin bütün anlamını tek başına açıklamayabilir.
Sayruyu günümüz Türkçesine aktarırken önce hasta karşılığını yerleştirebiliriz. Ardından bu karşılığın cümlede anlamlı olup olmadığını kontrol ederiz. Bu basit yöntem, tarihî bir kelimeyi öğrenirken metnin konusunu da takip etmemizi sağlar.
Yağı: Düşman
Yağı, düşman anlamında kullanılan eski bir sözcüktür. Eda Durmuş’un eski Türklerde askerî adlandırmaları incelediği araştırmada da bu karşılıkla verilir. Savaş, mücadele ve karşı karşıya gelen topluluklarla ilgili metinlerde sözcüğe rastlanabilir.
Yağı biçimini okurken günümüz Türkçesindeki yağ kelimesinin ek almış biçimiyle karıştırmamak gerekir. Yazılışın benzemesi, iki kullanımın aynı anlamı taşıdığını göstermez. Cümlede savaşan taraflardan veya bir tehdide karşı alınan önlemden söz ediliyorsa düşman karşılığı anlamı açıklamaya yardımcı olur.
Eski bir metni sözlük yardımıyla okurken yağı sözcüğünü öğrendikten sonra aynı metindeki tekrarlarını işaretlemek yararlıdır. Böylece kelimeyi tek başına ezberlemek yerine farklı cümleler içinde tanımaya başlarız.
Buşgan = Dertli Kişi
İçi sıkılmış, bunalmış ya da kederli kimseleri tanımlayan bir sıfattı. Bu sözcük, Divânu Lügati’t-Türk ve eski Oğuz lehçelerinde de bu anlamıyla kullanılmıştır.
Çadan = Akrep/Çıyan
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.
Çaşıt = Casus
Çaşut olarak kullanılan bu sözcük zamanla çaşıt biçimine evrilmiştir. Temelde “casus” ve “ara bozmak için söz taşıyan kimse” anlamına gelir. Kökeni ise “iftira atmak, suçlamak” anlamındaki çaşur- fiiline dayanır.
Esrimek = Sarhoş Olmak
Geçmişte yalnızca içkinin etkisini değil aynı zamanda derin bir coşku ve vecd hâlini de anlatmak için kullanılırdı.
Gözgü = Ayna
Közŋü sözcüğünden gelir. Kökü ise “görünmek” ve “kendini görmek” anlamlarını taşıyan közün- fiiline dayanır. Zamanla buna eklenen +gU yapım ekiyle bugünkü biçimine evrilmiştir.
İley = Etraf, Ön
Çevre, etraf veya yakın anlamlarına gelir. Aynı zamanda yön bildiren bir ekle türetilmiş olup, bir yerin yöresini, yakın bölgesini ifade etmek için kullanılır.
İsig = Sıcak
Isıg (isig), “sıcak” anlamında kullanılan bir kelimeydi. Zamanla ses değişimine uğrayarak bugünkü ısı sözcüğüne dönüştü. Anadolu ağızlarında hâlâ yaşayan ısıcah biçimiyle de bu eski kökü korumuştur.
Sayru = Hasta
Sayru, bedensel ya da ruhsal açıdan rahatsız kimseleri tanımlamak için kullanılan eski bir Türkçe kelimedir. Bu kökten türeyen sayruluk (veya sayrılık) ise “hastalık” anlamına gelir.
Yağı = Düşman
Savaş durumunda olunan düşmanı, karşı tarafı veya hasmı ifade eder. Türk tarihinin en eski yazılı belgelerinde bu sözcük çok sık geçer.
Bu Sözcükleri Öğrenirken Nasıl Not Tutabiliriz?
Her kelime için sözcük, anlam ve kaynak olmak üzere üç alan açılabilir. Örneğin gözgünün karşısına ayna yazılır. Kaynak alanına da yararlanılan araştırma eklenir. Farklı bir biçimle karşılaşıldığında bu biçim ayrı bir not olarak kaydedilir.
Çaşıt ve esrimek gibi birden fazla karşılıkla açıklanan sözcüklerde örnek bağlamı eklemek özellikle yararlıdır. Casuslukla ilgili kullanım ile dedikoduculuk anlamı farklı satırlarda gösterilebilir. Esrimek için de sarhoşluk ve mecazlı kendinden geçme kullanımları ayrılabilir.
Aileyle ilgili tarihî kelimeleri de incelemek isterseniz Eski Türkçe akrabalık adları yazımızda eze, küküy ve emikdeş gibi örnekleri bulabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Gözgü ne demek?
Ayna anlamına gelir. Tarihî kaynaklarda közŋü ve közgü gibi biçimleri de bulunur.
Buşgan ne anlama gelir?
İçi sıkıntılı kimse anlamıyla açıklanır. Kaşgarlı Mahmud’un aktardığı örnek üzerine yapılan araştırmada buşgan ve buşak biçimleri birlikte ele alınır.
Çadan akrep mi, çıyan mı?
Bu yazıda Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki kullanım esas alınmış ve akrep karşılığı verilmiştir. Tarihî hayvan adlarının farklı biçimleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İley ne demek?
Ön, karşı ve birinin huzuru gibi anlamlarla açıklanan tarihî bir sözcüktür. Uygun karşılık, geçtiği cümleye göre seçilir.
Sayru ve yağı ne anlama gelir?
Sayru hasta, yağı ise düşman anlamına gelir.
Kaynakça
- Ali Akar, “-GAn Sıfat-Fiil Eki”, Türklük Bilimi Araştırmaları, sayı 14, 2003. Buşgan ve buşak açıklaması için s. 106. Tam metin.
- Meryem Hamişoğlu, “Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki Hayvan Adlarının Özbek Türkçesindeki Durumu”, Uluslararası Türk Lehçe Araştırmaları Dergisi, 7/2, 2023, s. 437-460. Çadan maddesi için s. 446. Tam metin.
- Nazmi Şen, “Derleme Sözlüğü’ne Göre Aydın İli Ağızlarının Söz Varlığında Eski Türkçenin İzleri”, Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 28/53, 2025. Çaşıt maddesi için s. 33. Tam metin.
- Emine Atmaca, “Kaygusuz Abdâl’ın Divanı’nda Eski Türkçe İzler”, Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, 7/16, 2019, s. 466-506. Esri- maddesi için s. 494. Tam metin.
- Serpil Soydan, “Garâibü’s-Sıgar’da Közgü Kavramının Eş Dizimlilik ve Kavram İlişkisi”, Bartın Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 10/1, 2025, s. 35-56. Tam metin.
- Fatih Numan Küçükballı ve Muhsin Uygun, “Ferheng-i Şu‘ûrî’de Yer Alan Çağatay Türkçesine Ait Söz Varlığı -İsimler-”, Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi, sayı 15, 2024, s. 640-672. Tam metin.
- Erkan Salan, “Eski Anadolu Türkçesinde Sadece Issı ‘Sıcak’ mı Vardı?”, Asya Studies, 7, özel sayı 3, 2023, s. 93-102. Tam metin.
- Ayşegül Kuşdemir, “Fuzûlî Dîvânı’ndaki Arkaik Unsurlar”, Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 9/15, 2024, s. 174-192. Sayru maddesi için s. 185. Tam metin.
- Eda Durmuş, “Eski Türklerde Askerî Adlandırmalar”, Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, 6/11, 2024. Makale sayfası.









