Anadolu Selçuklu Devleti Nasıl Kuruldu?

anadolu selcuklu devleti nasil kuruldu

Anadolu Selçuklu Devleti, Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’da başlayan büyük Türk ilerleyişinin kalıcı bir devlete dönüşmesiyle kuruldu. Devletin kurucusu, Selçuklu hanedanından Kutalmış’ın oğlu Süleyman Şah’tı. Süleyman Şah, beraberindeki Türkmen kuvvetleriyle Anadolu’nun içlerinden Marmara kıyılarına kadar ilerledi; İznik’i ele geçirerek burayı devletinin merkezi yaptı.

Böylece Anadolu’daki Türk varlığı yalnızca akınlar ve askerî harekâtlarla sınırlı kalmadı. Türkler şehirleri yönetmeye, yolları denetlemeye, yeni yerleşim alanları oluşturmaya ve siyasi hâkimiyet kurmaya başladı. İznik merkezli yeni devlet, ilerleyen yıllarda Konya’ya taşınacak ve Anadolu’nun en güçlü siyasi teşkilatlarından biri hâline gelecekti.

Anadolu Selçuklu Devleti için kaynaklarda “Türkiye Selçuklu Devleti” adı da kullanılır. Bunun nedeni, devletin kurulduğu coğrafyanın Batılı ve İslam kaynaklarında zamanla Türklerin ülkesi olarak görülmeye başlanmasıdır. Yaklaşık iki buçuk asır yaşayan bu devlet, Anadolu’nun Türk yurdu hâline gelmesinde belirleyici bir rol oynadı.

Anadolu Selçuklu Devleti’ni kim kurdu?

Anadolu Selçuklu Devleti’ni Kutalmışoğlu Süleyman Şah kurdu. Süleyman Şah, Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucuları olan Tuğrul Bey ile Çağrı Bey’in amcaoğlu Kutalmış’ın oğluydu. Bu nedenle Selçuklu hanedanının doğrudan bir üyesiydi.

Kutalmış, Selçuk Bey’in oğlu Arslan Yabgu’nun oğluydu. Babasının ardından Selçuklu tahtı üzerinde hak iddia etmiş, ancak 1063 yılında Sultan Alp Arslan ile giriştiği mücadeleyi kaybederek hayatını kaybetmişti. Kutalmış’ın oğulları ise bir süre sonra Anadolu’ya yöneldi. Bu yöneliş, Selçuklu ailesi içindeki siyasi mücadelenin Anadolu’da yeni bir Türk devletinin doğmasına zemin hazırlaması bakımından önemlidir.

Süleyman Şah’ın yanında kardeşleri Mansur, Alp İlig ve Devlet’in de Anadolu’daki faaliyetlere katıldığı bilinir. Fakat zaman içinde siyasi ve askerî gücü kendi etrafında toplamayı başaran kişi Süleyman Şah oldu. Türkmenlerin desteğini alan Süleyman Şah, Anadolu’daki fetihleri tek bir yönetim altında birleştirerek devletleşme sürecini başlattı.

Malazgirt Zaferi kuruluşun önünü nasıl açtı?

malazgirt zaferi sonrasi anadoluda turk ilerleyisi

Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşunu anlayabilmek için 1071 Malazgirt Zaferi’ne bakmak gerekir. Türklerin Anadolu’ya yönelik seferleri Malazgirt’ten çok önce başlamıştı. Çağrı Bey’in 1015-1021 yılları arasındaki keşif seferlerini diğer Selçuklu beylerinin akınları izledi. Büyük Selçlu Devleti’nin kurulmasından sonra gerçekleştirilen seferlerle Anadolu yakından tanındı ve bölgedeki Bizans savunması giderek zayıflatıldı.

26 Ağustos 1071’de Sultan Alp Arslan’ın Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i mağlup etmesi, Anadolu’daki güç dengesini Türkler lehine değiştirdi. Malazgirt Zaferi’nden sonra Bizans’ın doğu sınırlarını koruyan askerî düzen büyük ölçüde sarsıldı. Anadolu’ya giren Türkmen kuvvetlerinin önünde onları bütünüyle durdurabilecek güçlü ve düzenli bir savunma hattı kalmadı.

Zaferin ardından Selçuklu komutanları Anadolu’nun farklı bölgelerinde fetihlere girişti. Saltuk Bey Erzurum ve çevresinde, Mengücük Gazi Erzincan, Kemah ve Divriği yöresinde, Danişmend Gazi ise Sivas, Tokat, Amasya ve çevresinde hâkimiyet kurdu. Artuk Bey gibi önemli Türk komutanları da Anadolu seferlerinde görev aldı. Böylece Anadolu’nun doğusundan iç kesimlerine kadar uzanan geniş bir sahada Türk beylikleri ve hâkimiyet bölgeleri ortaya çıktı.

Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın başarısı ise Anadolu’nun batısına ilerleyerek İznik merkezli güçlü bir siyasi teşkilat kurmasıydı. Diğer Türk beyleri fethettikleri bölgelerde kendi yönetimlerini oluştururken Süleyman Şah, Selçuklu hanedanının temsilcisi olarak Anadolu’nun büyük bölümüne hükmedecek devletin temelini attı.

Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu’ya nasıl hâkim oldu?

Süleyman Şah ve kardeşleri, Orta Anadolu’daki faaliyetlerinin ardından batıya doğru ilerledi. Konya ve çevresinde hâkimiyet kurulduktan sonra Selçuklu kuvvetleri Marmara Bölgesi’ne ulaştı. Bu ilerleyişin kısa sürede gerçekleşmesinde Türkmen savaşçılarının hareket kabiliyeti kadar Bizans İmparatorluğu’nun içinde bulunduğu siyasi karışıklıklar da etkiliydi.

Bizans’ta imparatorluk tahtı için mücadele eden komutanlar birbirlerine karşı Türklerden askerî destek istiyordu. Süleyman Şah bu mücadeleleri dikkatli biçimde değerlendirdi. Bizans’ın iç işlerine yalnızca dışarıdan müdahale eden bir akıncı gibi değil, Anadolu’daki güçlü bir hükümdar olarak katıldı. Bazı Bizans komutanlarıyla ittifak kurarken devletinin topraklarını Marmara yönünde genişletti.

1078 yılında Bizans tahtını ele geçiren Nikeforos Botaneiates’in mücadelesinde Türk kuvvetlerinden yararlanması, Süleyman Şah’ın bölgedeki gücünü göstermektedir. Bizans’ın kendi iç çekişmeleriyle uğraştığı sırada Selçuklu hâkimiyeti Bursa çevresine, Kocaeli Yarımadası’na ve İstanbul Boğazı yakınlarına kadar ulaştı.

Süleyman Şah’ın yönetimini güçlendiren asıl unsur yalnızca kazandığı topraklar değildi. Anadolu’ya gelen Türkmen topluluklarının önemli bir bölümü onun etrafında birleşti. Böylece fetih yapan hareketli birlikler, belirli bir merkezi bulunan ve aynı siyasi iradeye bağlı bir devlet gücüne dönüştü.

İznik nasıl Selçuklu başkenti oldu?

iznik anadolu selcuklu devleti ilk baskenti

Süleyman Şah, Anadolu’nun içlerinden Marmara kıyılarına doğru ilerleyerek İznik’i ele geçirdi. Dönemin önemli şehirlerinden biri olan İznik, güçlü surlara, işlek yollara ve stratejik bir konuma sahipti. Şehir hem İstanbul’a yakınlığı hem de Anadolu’nun batısındaki yolları denetleyebilmesi nedeniyle yeni devlet için son derece uygun bir merkezdi.

Bazı tarihçiler İznik’in 1075 yılında ele geçirilmesini Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluş tarihi olarak kabul eder. Bazı kaynaklarda ise devletin kuruluşu 1077 veya 1078 yılına tarihlendirilir. Bu nedenle farklı eserlerde 1075, 1077 ve 1078 tarihlerine rastlanabilir. Türk tarihçiliğinde ve resmî yayınlarda 1077 tarihi yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Bu tarih farklılığı devletin kuruluş gerçeğini değiştirmez. Süleyman Şah’ın İznik’i ele geçirerek başkent yapması, geçici bir askerî başarıdan çok daha fazlasıydı. İznik’te merkezî bir yönetim oluşturulmuş, çevredeki yerleşimler denetim altına alınmış ve Anadolu’daki Türkmen kuvvetleri Selçuklu hanedanı etrafında toplanmıştı.

Selçuklu sınırlarının kısa sürede İstanbul Boğazı’na kadar dayanması, devletin daha kuruluş döneminde ulaştığı gücü gösterir. Süleyman Şah’ın Boğaz’dan geçen gemilerden vergi almak amacıyla gümrük daireleri kurduğu aktarılmaktadır. Böylece Anadolu Selçuklu Devleti, kuruluşundan kısa süre sonra Bizans’ın başkentinin karşı kıyısına ulaşmış ve bölgenin başlıca siyasi güçlerinden biri olmuştur.

Anadolu Selçuklu Devleti Büyük Selçlulara bağlı mıydı?

Anadolu Selçuklu Devleti, Selçuklu hanedanının Anadolu’da kurduğu yeni bir devlet koluydu. Süleyman Şah, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın hükümdarlığını tanıyordu. Melikşah’ın da Süleyman Şah’ın Anadolu’daki hâkimiyetini kabul eden bir menşur gönderdiği aktarılır. Abbasi halifesi tarafından gönderilen hilat ve unvanlar da Süleyman Şah’ın siyasi konumunu güçlendirdi.

Kuruluşun ilk döneminde Büyük Selçuklu Devleti’yle hukuki bir bağlılık bulunsa da İznik merkezli devlet kendi ordusuna, topraklarına ve yönetim teşkilatına sahipti. Anadolu’nun şartları içinde gelişen bu devlet, zamanla bağımsız bir Selçuklu siyasi gücü hâline geldi.

Büyük Selçuklu Devleti ile Anadolu Selçuklu Devleti birbirinden tamamen kopuk iki yapı değildi. Her ikisi de aynı hanedana, Oğuzların Kınık boyundan gelen aynı tarihî köklere ve Türk devlet geleneğine dayanıyordu. Anadolu Selçukluları, Büyük Selçukluların siyasi ve kültürel mirasını Anadolu’da yeni şartlara göre devam ettirdi.

Süleyman Şah devleti nasıl genişletti?

İznik’i merkez yapan Süleyman Şah, yalnızca Marmara Bölgesi’yle yetinmedi. Anadolu’nun güneyine yönelerek Çukurova ve Suriye yolları üzerinde hâkimiyet kurmaya çalıştı. 1085 yılında Antakya’yı ele geçirmesi, onun döneminin en büyük başarılarından biri oldu.

Antakya, Doğu Akdeniz ticaret yollarını ve Suriye’ye geçişi denetleyen önemli bir şehirdi. Şehrin alınması Anadolu Selçuklu Devleti’nin sınırlarını genişlettiği gibi Süleyman Şah’ı Suriye’deki Selçuklu güçleriyle karşı karşıya getirdi. Süleyman Şah, Halep’e yöneldiğinde Büyük Selçlu hükümdarı Melikşah’ın kardeşi ve Suriye Selçuklu Meliki olan Tutuş ile mücadeleye girişti.

1086 yılında Halep yakınlarında yapılan savaş Süleyman Şah’ın yenilgisi ve ölümüyle sonuçlandı. Kurucu hükümdarın ölümü devleti sarsmış olsa da İznik’te kurulan siyasi yapı ortadan kalkmadı. Yönetim bir süre Süleyman Şah’ın komutanlarından Ebülkasım’ın elinde kaldı. Böylece yeni devlet, kurucusunun ölümünden sonra da varlığını korumayı başardı.

I. Kılıç Arslan devletin devamını nasıl sağladı?

birinci kilic arslan anadolu selcuklu devleti

Süleyman Şah’ın ölümünden sonra oğulları Kılıç Arslan ve Kulan Arslan, Büyük Selçlu Sultanı Melikşah’ın yanına götürüldü. Melikşah’ın 1092’de ölmesinin ardından serbest kalan I. Kılıç Arslan Anadolu’ya döndü ve İznik’te babasının tahtına oturdu. Böylece Anadolu Selçuklu Devleti yeniden doğrudan hanedan tarafından yönetilmeye başladı.

I. Kılıç Arslan’ın hükümdarlığı, Haçlı Seferlerinin başladığı son derece zor bir döneme rastladı. 1097’de büyük Haçlı ordusu İznik’i kuşattı. Şehir Bizans’ın eline geçince Selçuklular başkentlerini kaybetti. Ancak bu gelişme devletin sonu olmadı. I. Kılıç Arslan Anadolu’nun iç kesimlerine çekilerek mücadeleyi sürdürdü ve Konya zamanla devletin yeni merkezi oldu.

İznik’in kaybedilmesine rağmen devletin devam edebilmesi, Anadolu’daki Selçuklu hâkimiyetinin tek bir şehre bağlı olmadığını gösterir. Selçuklu gücünün temelinde Türkmen nüfusu, hareketli ordu teşkilatı, hanedanın siyasi meşruiyeti ve Anadolu’da giderek kökleşen Türk yerleşimleri bulunuyordu.

I. Kılıç Arslan’dan sonra yaşanan bazı taht mücadelelerine rağmen devlet varlığını korudu. I. Mesud ve II. Kılıç Arslan dönemlerinde Anadolu’daki Türk siyasi birliği yeniden güçlendirildi. Özellikle 1176 Miryokefalon Zaferi, Bizans’ın Anadolu’yu Türklerden geri alma ümidine büyük darbe vurdu.

Anadolu Selçuklu Devleti neden önemlidir?

Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşu, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Malazgirt Zaferi’yle hızlanan fetih hareketi, Süleyman Şah’ın kurduğu devlet sayesinde kalıcı bir siyasi düzene kavuştu. Türkler artık Anadolu’ya sefer düzenleyen bir güç değil, bu topraklarda şehirleri yöneten, ticaret yollarını koruyan ve kendi devlet kurumlarını oluşturan asli bir unsur hâline geldi.

Selçuklular döneminde Anadolu’ya çok sayıda Türkmen topluluğu yerleşti. Yeni köyler ve kasabalar kuruldu; mevcut şehirler Türk-İslam kültürünün önemli merkezlerine dönüştü. Anadolu’nun farklı bölgeleri arasında yollar açıldı, köprüler, hanlar, kervansaraylar, medreseler, camiler ve darüşşifalar inşa edildi.

Konya, Kayseri, Sivas, Erzurum, Aksaray ve Alanya gibi şehirler Selçuklu döneminde gelişti. Anadolu, doğu ile batı arasındaki ticaretin güvenli güzergâhlarından biri hâline geldi. Selçuklu mimarisi ve taş işçiliği, bugün de Anadolu’nun pek çok şehrinde varlığını sürdüren büyük bir kültür mirası bıraktı.

Anadolu Selçukluları yalnızca Büyük Selçlu geleneğini devam ettirmekle kalmadı; kendilerinden sonra ortaya çıkan Türk beyliklerine de siyasi ve kültürel bir zemin hazırladı. Osmanlı Devleti’nin doğduğu Anadolu ortamı, önemli ölçüde Selçluların kurduğu şehir, ticaret, vakıf, askerî teşkilat ve devlet geleneği üzerinde yükseldi.

Bu nedenle Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşu yalnızca yeni bir hanedanın ortaya çıkışı değildir. Bu kuruluş, Anadolu’nun yüzyıllar boyunca devam edecek Türk tarihinin merkezlerinden biri hâline gelmesinin devlet düzeyindeki başlangıcıdır. Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın İznik’te attığı temel, sonraki yüzyıllarda Anadolu’da kurulacak Türk devletlerinin üzerinde yükseleceği güçlü bir miras bırakmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Anadolu Selçuklu Devleti’ni kim kurdu?

Anadolu Selçuklu Devleti, Selçuklu hanedanından Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından kuruldu. Süleyman Şah, İznik’i ele geçirerek devletinin başkenti yaptı.

Anadolu Selçuklu Devleti ne zaman kuruldu?

Kuruluş tarihi kaynaklara göre 1075, 1077 veya 1078 olarak verilebilir. Türkiye’de genel kabul gören ve resmî yayınlarda yaygın olarak kullanılan kuruluş tarihi 1077’dir.

Anadolu Selçuklu Devleti nerede kuruldu?

Devletin siyasi merkezi İznik’ti. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, İznik’i ele geçirerek Anadolu Selçuklu Devleti’nin ilk başkenti yaptı.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin ilk başkenti neresidir?

İlk başkent İznik’tir. Birinci Haçlı Seferi sırasında İznik’in kaybedilmesinden sonra Konya devletin yeni merkezi hâline geldi.

Anadolu Selçukluları ile Büyük Selçuklular aynı devlet miydi?

İki devlet aynı Selçuklu hanedanına ve aynı Türk devlet geleneğine dayanıyordu. Anadolu Selçuklu Devleti kuruluş döneminde Büyük Selçuklu Sultanı’nın üstünlüğünü tanısa da Anadolu’da kendi yönetimine, ordusuna ve topraklarına sahip ayrı bir Selçuklu kolu olarak gelişti.

Anadolu Selçuklu Devleti neden Türkiye Selçuklu Devleti olarak da adlandırılır?

Devlet Anadolu’da kurulduğu ve bölgenin Türk yurdu hâline gelmesinde belirleyici olduğu için tarih yazımında Türkiye Selçuklu Devleti adı da kullanılır. Dönemin kaynaklarında Anadolu’nun giderek Türklerin ülkesi olarak görülmesi bu adlandırmanın tarihî temelini oluşturur.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurulmasında Malazgirt Zaferi’nin etkisi nedir?

Malazgirt Zaferi Bizans’ın Anadolu’daki askerî gücünü sarstı ve Türk fetihlerinin hızlanmasını sağladı. Zaferden sonra Anadolu’ya yayılan Türk beyleri arasında Kutalmışoğlu Süleyman Şah, İznik merkezli kalıcı bir devlet kurdu.

Kaynaklar

Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Süleyman Şah I”.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı, “Anadolu Selçuklu Devleti (1077-1308)”.

Ali Sevim, Anadolu’nun Fethi: Selçuklular Dönemi, Türk Tarih Kurumu Yayınları.

Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye.

İbrahim Kafesoğlu, “Anadolu Selçuklu Devleti Hangi Tarihte Kuruldu?”, Tarih Enstitüsü Dergisi.