Orhun Yazıtları Nedir? Türk Adıyla Yazılmış İlk Yazılı Belgeler

bilge tonyukuk orkhon inscriptions

Bilge Tonyukuk Yazıtları
Orhun Yazıtları, Moğolistan

Moğolistan bozkırlarında yaklaşık bin üç yüz yıldır duran taşların üzerinde bir kağanın kendi halkına seslenişi yazılıdır. Geçmişte neler yaşandığını anlatır; yapılan yanlışları hatırlatır ve gelecek kuşakların aynı yanlışlara düşmemesini ister. Bugün Orhun Yazıtları dediğimiz anıtlar, bu yönüyle hem tarihî belge hem de güçlü birer hitabet metnidir.

En çok bilinenleri Kül Tigin, Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk adına dikilen yazıtlardır. VIII. yüzyılda, İkinci Türk Kağanlığı döneminde hazırlanan bu metinler sayesinde dönemin siyasetini, savaşlarını, yöneticilerinin düşüncelerini ve Eski Türkçenin anlatım gücünü doğrudan kendi sözleri üzerinden inceleyebiliyoruz.

Orhun Yazıtları Nedir?

Orhun Yazıtları, İkinci Türk Kağanlığı döneminin önde gelen kişileri adına dikilmiş, üzerlerinde Eski Türkçe metinler bulunan anıtlardır. “Orhun” veya “Orhon” adı, büyük yazıtların bulunduğu bölgedeki ırmak ve vadiden gelir. Kül Tigin ile Bilge Kağan yazıtları birbirine yakın anıt alanlarında yer alır. Tonyukuk yazıtları ise daha doğudadır; aynı dönemin tarihini ve siyasi dünyasını anlattıkları için onlarla birlikte anılır.

Bu anıtları yalnızca üzerine yazı kazınmış taşlar olarak düşünmemek gerekir. Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, heykellerin, balbalların ve başka arkeolojik öğelerin bulunduğu anıt alanlarıyla ilişkilidir. Yazıtın metni kadar dikildiği yer ve çevresindeki kalıntılar da onun hangi amaçla hazırlandığını anlamamıza yardım eder.

Üç Büyük Yazıt Kimler İçin Dikildi?

Kül Tigin Yazıtı, Bilge Kağan’ın kardeşi ve kağanlığın önemli askerî önderlerinden Kül Tigin’in ölümünün ardından 732 yılında diktirilmiştir. Metin, onun mücadelelerini anlatırken Türk kağanlığının kuruluşuna, yaşadığı güçlüklere ve halkın geleceğine de değinir. Dolayısıyla yalnızca bir kişinin hayatını özetleyen mezar yazısı değildir.

Bilge Kağan Yazıtı, Bilge Kağan’ın 734 yılındaki ölümünden sonra, 735 yılında oğlu tarafından diktirilmiştir. Burada kağanın yaptıkları, halkı yeniden bir araya getirme çabası ve yöneticilik anlayışı anlatılır. Kül Tigin yazıtıyla benzer bölümler taşısa da her iki anıtın dikiliş nedeni ve metin düzeni aynı değildir.

Bilge Tonyukuk Yazıtları ise iki taştan oluşur. Tonyukuk, İkinci Türk Kağanlığı’nın kuruluşu ve sonraki mücadelelerinde rol oynamış bir devlet adamıdır. Metinde olayları kendi bakış açısından aktarır; alınan kararları, karşılaşılan tehlikeleri ve başarıdaki payını anlatır. Yazıtların hangi yılda dikildiği konusunda farklı tarihlendirmeler bulunduğu için kesin bir yıl vermek yerine onları VIII. yüzyılın ilk yarısına yerleştirmek daha güvenlidir.

Orhun Yazıtları Nerede Bulunuyor?

Yazıtlar günümüzde Moğolistan sınırları içindedir. Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtları Orhun Irmağı çevresindeki Koço Çaydam bölgesinde, birbirine yaklaşık bir kilometre mesafede bulunur. Tonyukuk anıtı ise bu iki yazıttan oldukça uzaktadır. Bu ayrıntı önemlidir: “Üç yazıt Orhun Vadisi’nde yan yana duruyor” şeklindeki yaygın tasvir gerçeği yansıtmaz.

Orhun Vadisi, yalnızca Türk Kağanlığı döneminin izlerini taşımaz. Farklı çağlarda bölgede Uygur ve Moğol tarihine ilişkin merkezler de ortaya çıkmıştır. Vadinin geniş tarihî çevresi, 2004 yılında Orhun Vadisi Kültürel Peyzajı adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilmiştir. Listeye alınan alan, yalnızca üç yazıtın kendisinden ibaret değildir.

orhun yazitlari nerede bulundu

Yazıtlar Neden Dikildi?

Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarının bir amacı, adına dikildikleri kişilerin hatırasını yaşatmaktır. Fakat metinler bununla yetinmez. Geçmişte kağanlığın nasıl kurulduğunu, hangi güçlüklerden geçtiğini ve siyasi birliğin nasıl yeniden sağlandığını anlatarak gelecek kuşaklara seslenir. Bu yüzden anma ile öğüt verme, yazıtlarda iç içedir.

Metinlerde yöneticilerin kararları da anlatılır. Halkın güç duruma düştüğü zamanlardan söz edilir; kağanın onu yeniden toparlama ve geçimini sağlama görevi vurgulanır. Aynı zamanda beylerin ve halkın yanlış kararlarının ağır sonuçları olabileceği hatırlatılır. Yazıtların güçlü yanı, bir zaferi duyururken siyasi kırılganlığı da görünür kılmalarıdır.

Tonyukuk yazıtları bu tabloya farklı bir ses ekler. Olayları bir kağanın ağzından değil, karar süreçlerinde yer almış bir devlet adamının gözünden okuruz. Askerî seferler, ittifaklar ve tehlikeler anlatılırken Tonyukuk’un kendi rolü özellikle öne çıkar. Bu nedenle üç büyük yazıt aynı dönemi anlatsa da hepsinin anlatıcı bakışı birebir aynı değildir.

Orhun Yazıtlarında Neler Anlatılıyor?

Yazıtlarda kağanlığın geçmişi, savaşlar, komşu topluluklarla ilişkiler ve devletin yeniden kuruluşu önemli yer tutar. Çin ile ilişkiler de bu siyasi anlatının parçalarındandır. Özellikle Kül Tigin ve Bilge Kağan metinlerinde, halkın başka bir gücün çekici görünen vaatlerine kapılmasının siyasi sonuçları üzerinde durulur. Bu sözleri, dönemin kağanlığının kendi deneyiminden doğan bir uyarı olarak okumak gerekir.

Metinlerde “il” ve “töre” kavramları da dikkat çeker. İl, bağlama göre siyasi düzen ve devletle; töre ise bu düzenin sürmesini sağlayan kurallarla ilişkilidir. Yazıtlar, kağanlık ile halk arasındaki bağı anlatırken yalnızca savaş kazanmayı yeterli görmez. Topluluğun bir arada kalması ve siyasi düzenin korunması da temel meseleler arasındadır.

Bu anlatılar tarih araştırmaları için çok değerlidir; ancak onları bütün olayları tarafsızca kaydeden bir kronik gibi okumamak gerekir. Yazıtlar, belirli kişiler adına hazırlanmış ve onların geçmişe nasıl baktığını gösteren metinlerdir. Tarihçiler bu yüzden yazıtlardaki bilgileri arkeolojik buluntular ve dönemin başka kaynaklarıyla birlikte değerlendirir.

“Türk” Adı Yazıtlarda Nasıl Geçiyor?

Orhun Yazıtları’nda Türk adı, bir siyasi topluluğun adı olarak açıkça karşımıza çıkar. Metinlerde “Türk budun” gibi kullanımlar bulunur. Budun, metnin bağlamında halkı veya topluluğu ifade eder. Kağanın doğrudan Türk budununa seslenmesi, yazıtların en ayırt edici özelliklerinden biridir.

Bununla birlikte “Türk adı tarihte ilk defa Orhun Yazıtları’nda görüldü” demek doğru değildir. Türk adı daha eski kaynaklarda da kaydedilmiştir. Orhun Yazıtları’nın ayrıcalığı, Türk kağanlığı çevresinde hazırlanmış kapsamlı Türkçe metinlerde bu adın ve dönemin siyasi düşüncesinin birlikte yer almasıdır.

Orhun Yazıtları Hangi Dilde ve Alfabeyle Yazıldı?

Yazıtların dili Eski Türkçedir. Metinler, çoğu zaman Göktürk veya Orhun alfabesi diye anılan eski Türk yazısıyla taşlara kazınmıştır. Yazının yönü genel olarak sağdan soladır. Bugünkü Latin harfleriyle okuduğumuz metinler ise araştırmacıların yaptığı harf çevrimleri ve günümüz Türkçesine aktarımlardır.

Bu yazı sistemi, bugün kullandığımız alfabeden farklıdır. Ünlülerin gösterilişi ve bazı işaretlerin işlevi nedeniyle bir sözcüğü okumak, harfleri sırayla başka harflere çevirmek kadar basit değildir. Bir yazıtın aşınmış bölümleri veya farklı okunabilen işaretleri de araştırmacılar arasında yorum farklarına yol açabilir.

Orhun metinlerinin dili yalnızca kelimeleri belgelediği için değerli değildir. Kağanın halka seslenişi, karşıtlıklar, tekrarlar ve benzetmeler, Eski Türkçenin uzun bir siyasi anlatıyı etkili biçimde kurabildiğini gösterir. Bugün hâlâ tanıdık gelen kimi kelimelerle karşılaşsak da VIII. yüzyıl Türkçesi ile günümüz Türkiye Türkçesi arasında ses, biçim ve anlam bakımından önemli farklar vardır.

gokturkce turk yazisi

Bilge Tonyukuk Yazıtları
Orhun Yazıtları, Moğolistan

Yazıtların Üzerindeki Metinleri Kim Hazırladı?

Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında anlatının önemli bölümleri Bilge Kağan’ın ağzından kurulmuştur. Yazıtların sonunda adı geçen Yolluğ Tigin ise metinlerin taşa kazınmasıyla ilişkilidir. Bu nedenle “Bütün yazıtları Yolluğ Tigin yazdı” veya “Yazıtlardaki her sözü doğrudan Bilge Kağan kendi eliyle kazıdı” demek doğru bir özet olmaz.

Tonyukuk yazıtlarında ise anlatıcı Tonyukuk’tur. Başından geçenleri ve alınan kararları kendi ağzından aktarır. Bu özellik, metni yalnızca tarihî olayların bir listesi olmaktan çıkarır; olayların içinde bulunmuş bir kişinin kendisini ve yaptıklarını nasıl anlattığını da gösterir.

Orhun Yazıtları Nasıl Bulundu ve Okundu?

Eski Türk harfli yazıtlar, Orhun’daki büyük anıtların tanınmasından önce de araştırmacıların dikkatini çekmişti. XIX. yüzyılın sonlarında Moğolistan’daki Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtlarının bilim dünyasına tanıtılmasıyla çalışmalar hızlandı. Yazıtların kopyaları ve görüntüleri üzerinde çalışan araştırmacılar, üzerlerindeki işaretlerin hangi dile ait olduğunu çözmeye uğraştı.

Danimarkalı dil bilimci Vilhelm Thomsen, eski Türk yazısının çözümünü 1893 yılında duyurdu. Bu gelişme, taşların üzerindeki metinlerin Türkçe olarak okunmasının önünü açtı. Vasili Radlov ve daha sonra pek çok araştırmacı da metinlerin yayımlanmasına, çevrilmesine ve dilinin incelenmesine katkıda bulundu.

Yazıtların okunmuş olması, onlar hakkındaki bütün soruların çözüldüğü anlamına gelmez. Aşınmış satırlar, farklı harf çevrimleri ve kimi kelimelerin anlamı üzerine çalışmalar bugün de sürer. Yeni bulunan eski Türkçe metinler de VIII. yüzyılın dilini ve tarihini daha ayrıntılı değerlendirmeye imkân verir.

vilhelm thomsen

Vilhelm Thomsen
Görsel: Wikimedia

Orhun Yazıtları Türklerin İlk Yazılı Belgeleri mi?

Orhun Yazıtları, Türkçenin en eski ve en kapsamlı yazılı kaynakları arasında yer alır. Fakat onları hiçbir açıklama yapmadan “Türklerin ilk yazılı belgeleri” diye adlandırmak isabetli değildir. İkinci Türk Kağanlığı döneminden ve başka bölgelerden günümüze ulaşmış farklı eski Türkçe yazıtlar da vardır. Bazılarının tarihlendirilmesi ve kapsamı, “ilk” sözcüğünün hangi ölçüte göre kullanıldığını ayrıca açıklamayı gerektirir.

Orhun Yazıtları’nı önemli kılan, yalnızca eski olmaları değildir. Uzun metinler hâlinde bir siyasi geçmiş anlatmaları; kağanın, devlet adamının ve halkın konumunu kendi dönemlerinin diliyle göstermeleri; Türkçenin erken yazılı örnekleri arasında güçlü bir anlatım sergilemeleridir.

Yazıtların Edebî Yönü Nedir?

Yazıtları okurken bir tarih anlatısıyla karşılaşırız; ama bu anlatı düz bir olay listesi gibi ilerlemez. Halka doğrudan seslenilir, yaşanan felaketlerle sonraki toparlanma karşı karşıya getirilir, belirli düşünceler tekrar edilerek vurgulanır. “Üstte gök, altta yer” biçimindeki karşıtlıklar ve güçlü benzetmeler, sözlerin akılda kalmasını sağlar.

Bu yüzden yazıtlar Türk nesrinin ve hitabetinin erken, önemli örnekleri arasında değerlendirilir. “Edebî” demek, içlerindeki tarih bilgisinin değersiz olduğu anlamına gelmez. Metnin olayları nasıl seçtiğini, nasıl sıraladığını ve okuyucuda hangi etkiyi oluşturmak istediğini de görmemizi sağlar.

Bugün Orhun Yazıtlarından Ne Öğreniyoruz?

Yazıtlar sayesinde VIII. yüzyılda Türk kağanlığı çevresinde konuşulan dilin yazılı biçimini inceleyebiliyoruz. Kişi adları, yer adları, siyasi unvanlar ve topluluk adları dönemin dünyasını anlamak için somut ipuçları verir. Kağanın halka yönelik uyarıları ile Tonyukuk’un kendi kararlarını anlatması, aynı olaylara farklı konumlardan bakılabileceğini de gösterir.

Metinlerin günümüze ulaşması, tarihî bir topluluğun kendisini nasıl anlattığını duymamızı sağlar. Yazıtlarda dile getirilen kaygılar ve başarılar, o dönemin siyasi şartları içinde anlam kazanır. Onları bugünün kavramlarını doğrudan geçmişe taşıyarak okumak yerine, önce kendi zamanlarında ne söylediklerini anlamaya çalışmak daha verimlidir.

Orhun Yazıtları’nın kalıcı değeri burada yatar: Taşa işlenmiş bu sözler, yalnızca bir hükümdarın hatırasını korumaz. Eski Türkçenin sesini, VIII. yüzyılın siyasi hafızasını ve gelecek kuşaklara seslenme isteğini de bugüne taşır.

Sık Sorulan Sorular

Orhun Yazıtları kaç tanedir?
En çok bilinen üç büyük anıt grubu Kül Tigin, Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk yazıtlarıdır. Tonyukuk anıtı iki taş içerir. Eski Türk harfli yazıtlar ise bu üçüyle sınırlı değildir.

Orhun Yazıtları hangi yıllarda dikildi?
Kül Tigin Yazıtı 732, Bilge Kağan Yazıtı 735 yılında dikilmiştir. Tonyukuk yazıtlarının kesin dikiliş tarihi konusunda farklı görüşler vardır; VIII. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilir.

Orhun Yazıtları hangi ülkededir?
Günümüzde Moğolistan’dadır. Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtları Orhun Irmağı çevresinde birbirine yakınken Tonyukuk anıtı daha doğuda bulunur.

Orhun Yazıtları hangi alfabe ve dille yazıldı?
Eski Türkçe ile, yaygın olarak Göktürk veya Orhun alfabesi denilen eski Türk yazısıyla yazıldı. Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtlarında Çince metinler de bulunur.

Orhun Yazıtlarını kim çözdü?
Vilhelm Thomsen, eski Türk yazısının çözümünü 1893 yılında bilim dünyasına duyurdu. Daha sonra başka araştırmacılar da metinlerin okunması ve yayımlanması üzerinde çalıştı.

Türk adı ilk kez Orhun Yazıtları’nda mı geçti?
Hayır. Türk adı daha eski kaynaklarda da geçer. Orhun Yazıtları, Türk adının Türkçe siyasi metinler içinde kullanıldığı en önemli erken kaynaklar arasındadır.

Kaynakça

Mustafa S. Kaçalin, “Orhon Yazıtları”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Yazıtların konumu, tarihleri, içerikleri, dili ve araştırma tarihi.

Türk Dil Kurumu, “TDK’den Ulaanbaatar’da Yazıt Bilimi Toplantısı”. Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk anıtlarının bulunduğu bölgeler.

Türk Dil Kurumu, “Uluslararası Türk Akademisinin Büyük Başarısı”. İkinci Türk Kağanlığı dönemine ait başka yazıtlar ve yeni buluntular.

TDV İslâm Ansiklopedisi, “Thomsen, Vilhelm”. Eski Türk yazısının çözülmesi ve 1893 tarihli duyuru.

UNESCO Dünya Mirası Merkezi, “Orkhon Valley Cultural Landscape”. Orhun Vadisi’nin tarihî kapsamı ve 2004 tarihli Dünya Mirası kaydı.